Photobucket

umudayolcu23

AFFET ALLAH IM'...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Son Yazılarım

ANA HAKKI
Şükredenlerden Suheyb, Sabredenlerden Hıfa
Başlıksız
Ehl-i Sünnet Ve'l Cemaat nedir?
Hazret-i Mevlana'dan öğütler
EY NEFSİM
KERBELA
kahrolsun israil
Başlıksız
İsm-i A'zam Nedir?
KİTAPLARA İMAN
ALLAH SEVGİSİ
HADİSLER 1
dini gifler
ayetli resımler
namaz
aleyhissalâtu vesselâm
Bismillahirrahmanirrahim
ALLAH İÇİN SEVMEK
Peygamber efendimizden Nasihatler

Kategoriler

Arkadaşlarım

<%FriendUsername%>

nasibim
1tebessum
dilekkuyusu
1demethuzun
egeryalansaa
aytul kahraman
emsalsizim
huzur23



Photobucket

Şükredenlerden Suheyb, Sabredenlerden Hıfa

21/1/2009 •

Medine'nin kadınları hem güleryüzlü, hem de güzeldirler. Ancak Hifa Hatun başka güzeldir ve bambaşka gülümser. Öylesine sıcakkanlı ve öylesine samimidir ki kadınlar onu canları gibi severler.


Oğlu, abisi, erkek kardeşi olanlar akraba olmaya kalkar, hatta bazıları beylerine ister. Onu ciddi ciddi sıkıştırır, araya hatırlıları koyup, izdivaç teklif ederler. Hifa Hatun'un methi hızla yayılır ve çoook uzaklara gider. Bırakın hekimleri, tüccarları; vezirler, sultanlar sıraya girer. Ancak o Necaşi gibi bir İmparatoru bile reddeder sadece ve sadece Allah'ın rızasını diler. Ama taliplerin ardı arkası kesilmez. Kimi ayaklarına halılar serer... Kimi eşiğine cevahirler döker... Yüz kızıl tüylü deveyi getirip kapısına bağlayanları mı sorarsınız, yoksa saray anahtarlarını önüne atanları mı?


Hifa Hatun bütün bunlara dönüp bakmaz bile, Efendimizin huzuruna çıkıp


- "Ey Allah'ın Resûlü" der, "bana cennete götürecek bir şeyler öğretsene."


Doğrusu o, Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) 'gündüzlerioruç tut' ya da 'geceleri namaz kıl' gibi bir tavsiyede bulunacağını sanır ama Server-i Kâinat "Önce evlenmen lâzım" buyururlar. "zira bununla dininin yarısını emniyete alırsın!"


Hifa, büyük bir teslimiyetle boynunu büker ve "Siz kimi münasip görürseniz ben ona razıyım" der.


Mâlum, o sıradan bir hanım değildir ve onu nikahına alacak erkeğin de "özel" olması gerekir. Lâkin Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ne kimseye ümid verir, ne de kimsenin ümidini kırar. Her zamanki gibi basit ve pratik bir çare bulur


"Yarın sabah mescide ilk gelenle evlen" buyururlar.


Bu teklifi herkesin hoşuna gider, talipler erken kalkmak için tedbirler düşünür, kendilerince hazırlık yaparlar. Bu haberi elbette Hazret-i Suheyb'de duyar ama dikkate almaz. Zira o fakir ve kimsesiz biridir. Evi yurdu yoktur ve karnını zor doyurur. Kah ağaç altlarına uzanır, kâh mescid gölgelerine kıvrılır. Uzun boyuna rağmen o kadar zayıftır ki, rüzgar sert esse ayaklarını yerden kaldırır. Ama bakın şu işe ki o gece Allahü Teâlâ bütün sahabelere derin bir uyku verir, Hifa Hatun'un talipleri gözlerine çöken ağırlığa yenilirler.


Resulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) her zamanki gibi imsak sökerken mescide gelir ve büyük bir merakla talihli sahabeyi bekler.  Nitekim mescidin eşiğinde bir gölge uzar ve Süheyb içeri girer. Resulullah  Efendimiz namazdan sonra Hifa Hatunu çağırtıp neticeyi bildirir.


Hazret-i Hifa  büyük bir teslimiyetle kabul eder. Efendimiz güzel bir hutbe okur ve nikah akidlerini yaparlar. Sonra şanslı sahabeye döner "Ey Süheyb" buyururlar, "Şimdi hanımına bir hediye al ve tut elinden evine götür."


Suheyb Radıyallahu anh ellerini çaresizlikle iki yana açar. "İyi ama" diye mırıldanır,  "Benim ne bir dirhem gümüşüm, ne de sığınacak evim var." Hifa Hatun kocasının boynunu büktürmez, ona içinde on bin dirhem gümüş olan süslü bir heybe gönderir ve "filanca yerdeki köşkümü sana hediye ettim" der. Alemlerin Efendisi çok hislenir onlara hayır dualar ederler. süheyb, o gün Medine sokaklarında dolanır durur, akşama doğru utana sıkıla konağa sokulur. Kendisi için hazırlanan muhteşem sofradan ya bir, ya iki hurma alır ve  "Ya Hifa" der, "Biliyorum sen benim için bulunmaz bir nimetsin, ben ise senin için sadece mihnetim. Ben şükretsem gerek, sen sabretsen gerek. İster  misin şu geceyi taat ve ibadetle geçirelim zira Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) "Cennette yüksek bir çardak vardır. Orada yalnız şükredenlerle sabredenler otururlar." buyurdular. Ve öyle de yaparlar. Seccadelerini gözyaşları ile ıslatır, kalplerini zikr ile aydınlatırlar.


Cebrail Aleyhisselam olup biteni Resulullah Efendimize anlatır ve onları Allahü Teâlânın cenneti ve cemaliyle müjdeler. Ertesi sabah, namazdan sonra Efendimiz Suheyb'i yanlarına oturtur "Ey Süheyb" buyururlar "Geceki  halini sen mi anlatırsın ben mi anlatayım?"


Süheyb gözlerini kucağına indirir, zor duyulan bir sesle "Allahın Resulü en iyisini bilir" cevabını verir.


Efendimiz onlara "Ne mutlu size" gibilerinden bakar, "İkiniz de cennetliksiniz" buyururlar, "... ve Allahü Teâlâyı göreceksiniz!"


Süheyb derhal secdeye kapanır ve "Ya Rabbi!" diye yalvarır, "O ki beni mağfiret ettin, günahlara bulaşmadan canımı al!"


Allahü Teâlâ bu yanık duayı kabul eder, Suheyb, secdede kalakalır. Mescidde bulunanlar ağlamaklı olurlar.


Resulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) "Size daha şaşılacak bir şey söyliyeyim mi? Şu anda Hifa Hatun da ruhunu Hakka teslim etti" buyururlar. Namazlarını, yüzü suyu hürmetine yaratıldığımız o yüce Server kıldırır. İkisini yanyana toprağa bırakırlar. Baş uçlarına küçük  bir tahta çakar. Birine "Şükredenlerden Suheyb" yazarlar, öbürüne "Sabredenlerden Hifa!"

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

GERi --- umudayolcu230

UMUDAYOLCU

…..AFFET ALLAH IM…..

Esma-ül Hüsna

ALLAH
er-RAHMÂN
er-RAHÎM
el-MELİK
el-KUDDÛS
es-SELÂM
el-MÜ'MİN
el-MÜHEYMİN
el-AZÎZ
el-CEBBÂR
el-MÜTEKEBBİR
el-HÂLIK
el-BÂRİ'
el-MUSAVVİR
el-ĞAFFÂR
el-KAHHÂR
el-VEHHÂB
er-REZZÂK
el-FETTÂH
el-ALÎM
el-KÂBID
el-BÂSIT
el-HÂFID
er-RÂFİ'
el-MU'IZZ
el-MÜZİLL
es-SEMİ'
el-BASÎR
el-HAKEM
el-ADL
el-LÂTÎF
el-HABÎR
el-HALÎM
el-AZÎM
el-ĞAFÛR
eş-ŞEKÛR
el-ALİYY
el-KEBÎR
el-HAFÎZ el-MUKÎT
el-HASÎB
el-CELÎL
el-KERÎM
er-RAKÎB
el-MÜCÎB
el-VÂSİ' el-HAKÎM
el-VEDÛD
el-MECÎD
el-BÂİS
eş-ŞEHÎD
el-HAKK
el-VEKÎL
el-KAVİYY
el-METÎN
el-VELİYY
el-HAMÎD
el-MUHSÎ
el-MÜBDİ'
el-MUÎD
el-MUHYÎ
el-MÜMÎT
el-HAYY
el-KAYYÛM
el-VÂCİD
el-MÂCİD
el-VÂHİD
es-SAMED el-KÂDİR
el-MUKTEDİR
el-MUKADDİM
el-MUAHHİR
el-EVVEL
el-ÂHİR
ez-ZÂHİR
el-BÂTIN
el-VÂLÎ
el-MÜTEÂLÎ
el-BERR
et-TEVVÂB
el-MÜNTEKIM
el-AFÜVV
er-RAÛF
MÂLİKÜ'L-MÜLK
ZÜ'L-CELÂLİ ve'l-İKRÂM
el-MUKSİT
el-CÂMİ'
el-GANİYY
el-MUĞNÎ
el-MÂNİ'
ed-DÂRR
en-NÂFİ'
en-NÛR
el-HÂDÎ
el-BEDÎ'
el-BÂKÎ
el-VÂRİS
er-REŞÎD
es-SABÛR …

DİNİ GECELER

Kadir Gecesi
Mirac Kandili
Regaib Kandili
Mevlid Kandili


İLAHİLER

Abdullah Akbulak - Sensiz Ağlar,,,,
Celaleddin Ada - Kabem,,,,
Eşref Ziya Terzi - Şehadet Uykusu ,,,,
Hasan Dursun - Medine Yolunda,,,,
Mehmet Emin Ay - Allah Yolu Tektir,,,,
Minikler Korosu - Sevgili Peygamberim,,,,

Güzel Dinimiz



Upload Music